Sunday, May 31, 2009

Honda Jazz

Merhabalar, bu sefer karşınıza Honda Jazz incelemesiyle çıkıyoruz. Biraz eski bir araba olmasına rağmen Türkiye'de ve Dünya'da en çok satılan arabalardan olan Honda Jazz'ı bu hafta inceleyeceğim. Boyut olarak sınıfındaki arabalardan daha küçük kalsa da Jazz, en kullanışlı süperminilerden biri. Bu kullanışlılığı bence yüksek tavanına ve harika tasarlanmış iç mekanına borçlu.

Bu arabanın dış tasarımı göze hitap ediyor, ama daha da güzel olanı bence iç tasarımı. Honda Jazz, hafif ve havalı tasarımına ek olarak ön ve arkada oldukça geniş mekan sağlamakta. Mekandan söz açılmışken, katlanabilir ön yolcu koltuğu ve kaydırılabilir arka koltuklar da bu aracın çok farklı kombinasyonlarda yolcu ve yük taşımasına imkan tanıyor.

Bu aracın sürüş zevkine de pek diyecek yok. Sürerken hakimiyet duygusunu hissettiğiniz bir yol hakimiyeti sağlayan araç, sert yüzeylerde biraz fazla sarsılsa da köşeleri dönerken direksiyondan aldığım tepkiler oldukça keyif vericiydi. Türkiye'de satılan 1.4 litre motora sahip modeller oldukça güzel bir performans sergilemekle beraber şehir içinde ve otoyol sürüşlerinde de gayet başarılıydı.

Aracın karbondiyoksit emisyon değerleri zaman içinde yükselse de ikinci eli kuvvetli olan bu aracın değeri çok birşey kaybetmiyor ve satmak istediğinizde kolayca satabiliyorsunuz.

Tarz (9/10)
Yüksek tavanı ve kutuya benzeyen tasarımı aracın tarzına olumlu puan kazandırıyor. Uzaktan bakıldığında küçük bir minibüs gibi, Mercedes Vito gibi gözüktüğünü söyleyebilirim.

Yol Tutuş ve Sürüş Keyfi (7/10)
Yol tutuşta araç beklenenden fazlasını veriyor ve otoyollarda da konforundan birşey kaybetmiyor.

Konfor (6/10)
Yolcular için sürüş biraz sert gelse de harika tasarlanmış iç mekan, uzun yolculukları çekilebilir hale getiriyor.

Kalite ve Dayanıklılık (8/10)
Aracın iç yapısı sanki bir süpermini değil de orta sınıf araç havası veriyor. Kullanılan malzeme ve tasarım sağlam olduğunu haykırıyor adeta.

Performans (7/10)
Türkiye'de satılan 1.4 motor 100 HP güç sağlamakta. Buna karşın kilometrede ortalama 5.5 lt yakıt tüketiyor olması Honda'nın bu araçta ekonomiyi elden bırakmadan performansa da önem verdiğini gösteriyor.

Fiyat (7/10)
Aracın fiyatı rakiplerine göre daha fazla, ama verilen her kuruşu hakediyor.

Volkswagen Polo 5. Jenerasyon

İşte karşınızda beşinci jenerasyon Volkswagen Polo, sadece verimlilikte değil, konfor ve en önemlisi boyut olarak da süpermini sınıfındaki bu aracı en üst boyutlara taşıyor. Bir zamanların minik arabasının artık büyüyüp abisi Golf'ün tahtına göz diktiğini söyleyebilirim.

Aracın büyüyen boyutlarına karşın, yeni Polo'nun önceki Polo'dan daha hafif olduğunu görmek şaşırtıcı. Volkswagen bu modelde, aile otosundan beklenenleri rahatlıkla karşılayabilecek yüksek verimliliğe sahip üç ve dört silindir motor seçenekleri sunmuş.

Volkswagen'in hedefi düşük yakıt tüketimi ve düşük karbondiyoksit (CO2) emisyonu olunca, Polo'da sunduğu motorların zayıf kaldığını söyleyesek yalan olmaz. İki adet 1,2 litre üç silindirli motor seçeneklerinden biri 59 HP güç üretirken diğeri de 69 HP güç üretmekte. Her iki motorun da CO2 emisyonları 128 g/km seviyesinde. Bunları 1.4 litre dört silindir motor izlemekte ve bu motorun da ürettiği güç 84 HP. Bu üç motorun vasat bir sürüş sağladığını söyleyebiliriz. Ancak, aracını markete, işe gidip gelirken kullanan ve işimi görsün yeter diyenler için gayet yeterli.

1.6 litre TDI dizel motorunun 74 HP, 89 HP veya 104 HP güç sağladığını ve buna rağmen 109 g/km CO2 emisyonuna sahip olduğunu görünce bu seçeneğin sanki daha iyi olduğu ortaya çıkıyor. Hem motor daha güçlü hem de yakıt tasarrufu ön planda.

Benim zevkime en çok hitap eden twinşarjlı 1.2 litre TSI oldu. Bu 104 HP güç üreten üç silindirli motorda bulunan turbo ve süperşarj iyi bir performans sağlamakla beraber mükemmel yakıt tasarrufuna sahip. Kullanınca sanki 1.6 motorlu bir araba kullanıyormuş gibi hissediyorsunuz. Otoyolda olsun trafikte olsun her durumda yeterli performansı ve atikliği sağlıyor.

Volkswagen, yeni TSI motorla beraber DSG şanzıman opsiyonunu da bu modelde sunuyor. Vites geçişlerinin pürüzsüz olmasına rağmen DSG şanzımanı önermiyorum. Hem fiyatı arttırıyor hem motorun zaten düşük olan gücünü daha da azaltıyor. Ayrıca 129 lb ft tork üreten bir motorda yedi vitesli şanzımana ne gerek var yahu. Ben olsam manuel vitesle idare ederdim.

En ucuz ve en tasarruflu aracı arayanlar 2010 yılında çıkması beklenen dizel Bluemotion versiyonunu seçeceklerdir. Bu modelin kilometredeki CO2 emisyonu sadece 87 gram. Performans arayanlarınsa 168 HP'lik 1.4 litre TSI motor opsiyonundan vazgeçeceklerini sanmam.

Tarz (8/10)
Bu modelde önceki modelde eksik kaldığını düşündüğüm şahsiyet ve keskinlik ön planda. Daha çok Golf'e benziyor bu yüzden de araca bakınca asalet ve gücü hissediyorsunuz. Artık Polo'nun genç arabası gibi görünmediğini söyleyebilirim ama her şeye rağmen Fiesta kadar da hoş bir görüntüsü yok bence.

Yol Tutuş ve Sürüş Keyfi (6/10)
Oldukça güvenli bir tutuşa sahip olan bu aracın Polo'dan bekleneni vermekte zorlanacağını sanmıyorum. Ancak piyasadaki diğer süperminileri düşününce (Fiesta, Mazda 2) onlar kadar zevkli bir sürüşe sahip olduğunu söyleyemem.

Konfor (9/10)
Bir süpermini için harika ve inanılmaz sessiz, tabi daha büyük jantlar takmazsanız.

Kalite ve Dayanıklılık (9/10)
Aracın içindeki yüksek kaliteli kumaşlar ve panelin kalitesi gerçekten güzel. Panelin kaplaması ve işçiliğin gerçekten büyük bir hassasiyetle yapıldığını söyleyebilirim. Araca binen biri bu aracın yıllarca dayanabileceğini söyleyebilir.

Performans (8/10)
Sıfırdan 100 km/h'ye hızlanmasını 9.6 saniyede tamamlayan ve maksimum hızı 190 km/h olan bu aracın yakıt tasarrufu da sağladığını düşünürsek kendi sınıfındakilerle karşılaştırıldığında iyi bir iş yapmakta.

Fiyat (6/10)
En ucuz modelinde çok etkileyici özellikler bulunmuyor, sadece 14 inç jantlar ve standart cd çalar gibi sıradan özellikler bulunmakta. Diğer opsiyonları düşündüğünüzde de aracın fiyatı artacaktır.